Hayat sigortalarında sigorta primi hesaplayabilmek için her yaştaki kişiler için yaşama ve ölme ihtimallerini
gösteren tablolar kullanılır. Bu tablolardaki ihtimaller ile tarifede yer alan teminatlar göz önüne alınarak tarifeye ait hayat sigorta formülleri oluşturulur ve bu formüller yardımıyla da tarifenin primi hesaplanır. Hayat sigortalarında
süre unsuru yer aldığı için formüllere faiz faktörünün de eklenmesi gerekmektedir. Ancak hayat sigortaları uzun
süreli ( 20-30 yıl gibi ) taahhütleri kapsadığından, söz konusu formüllerde kullanılan teknik faiz'in çok düşük
olması gerekmektedir.
Enflasyonun düşük olduğu ülkelerde hayat sigortalarında kullanılan teknik faiz %2,5 - %3 civarındadır.
Ülkemizde ise yasal olarak en yüksek yıllık %9 teknik faizin kullanılmasına izin verilmektedir.
Görüldüğü gibi, içerdiği faiz oranı bakımından da hayat sigortalarının bir banka mevduat hesabı ile kıyaslanması mümkün değildir.
Ülkemizde, enflasyon oranındaki değişmeleri önceden tahmin etmek son derece güçtür. Hayat sigortalarında kullanılmasına izin verilen yıllık faiz oranı %9'u geçemeyeceğinden birikimin piyasa faizine göre çok düşük kalacağı aşikardır.
Hayat sigortası şirketleri bu açığı bir ölüde kapatabilmek amacı ile sigortalılarına kar payı adı altında bir meblağ vermektedir. Ancak, genelde düşünüldüğünün aksine , verilen kar payı şirket karı olmayıp bir yatırım karından
ibarettir.
Hayat branşında karşılığında, tarifenin özelliğine göre farklı formüllerle hesaplanan, ancak her poliçe için ne tutarda olacağı önceden bilinen ve riyazi ihtiyat adı verilen bir ihtiyat payı ayırmak ve bu ihtiyat payını bilanço yılını takip eden yılın en geç Mayıs ayı sonuna kadar Bakanlık-Hazine emrine bloke etmek zorundadır. Sigortalıların haklarını
korumak üzere bunu zorunlu tutan yasa, riyazı ihtiyat karşılıklarının hangi değerlere yatırılabileceğini de tanımlamış bulunmaktadır. Yasaya göre şirketler, bloke etmek kaydı ile riyazı ihtiyatlarını, yine yasa tarafından belirlenmiş
oranlar dahilinde menkul, gayri menkul veya nakit ( döviz veya TL ) olarak tutabilmektedirler.
Şirketlerini, bloke edildikten sonra bu değerleri kullanabilmeleri mümkün değilse de yatırımlarından istifade
etmeleri mümkündür. Sigortalılara kar payı adı altında verilen tutar ise riyazı ihtiyat yatırımından elde edilen bu gelirin bir yüzdesidir. (%90 veya %95 gibi)
Yukarıda belirtilen hususlar nedeniyle hayat sigortalarının kişileri birden bire veya belirli bir süre sonunda zengin etmesi beklenemeyeceği gibi, bir yatırım aracı olarak kullanılmasının da istenen sonucu vermeyeceği açıktır.
Günümüzde Hayat sigortası şirketleri, ilerideki yıllarda yatırım gelirlerinden ne elde edeceklerini kesin olarak tahmin edemediklerinden sigortalılarına muhtemel olarak vasıflandırdıkları bazı taahhütlerde bulunmaktadırlar. Her şirketin de prim tahsilatı ve yatırım politikalarına göre elde edecekleri yatırım karları birbirinden farklı olacaktır.
Bu nedenle birikimli hayat sigortası tarifelerinde
riziko ne kadar büyükse sigortalının o kadar yararına olmaktadır.
|